top of page

Dikkat mi Kaygıyı Artırır, Kaygı mı Dikkati Bozar? Bilim Ne Diyor? dikkat ve kaygı ilişkisi

“Kaygılandıkça dikkatim dağılıyor.” “Dikkatim dağıldığı için daha çok kaygılanıyorum.”

Bu iki cümle, birçok çocuk, ergen ve yetişkinin yaşadığı içsel döngüyü çok net özetler. Dikkat ve kaygı arasındaki ilişki, tek yönlü değil; karşılıklı ve besleyici bir ilişkidir.

Peki bilim bu konuda ne söylüyor? Önce dikkat mi bozulur, yoksa kaygı mı başlatıcıdır? dikkat ve kaygı ilişkisi



dikkat ve kaygı ilişkisi



Dikkat ve Kaygı Arasındaki Temel Bağlantı

Beyin açısından bakıldığında dikkat ve kaygı;

  • Aynı beyin ağlarını paylaşır

  • Birbirini doğrudan etkiler

Özellikle prefrontal korteks (dikkat, planlama, kontrol) ile amigdala (tehdit algısı, korku) arasındaki denge bu ilişkinin merkezindedir.

Bu denge bozulduğunda hem dikkat hem de duygusal regülasyon zorlaşır.



Kaygı Beyinde Ne Yapar?

Kaygı arttığında beyin:

  • Tehdit algısını yükseltir

  • Enerjiyi “hayatta kalma” moduna yönlendirir

Bu süreçte:

  • Amigdala aşırı aktive olur

  • Prefrontal korteks baskılanır

Sonuç?

  • Odaklanma zorlaşır

  • Dikkat çabuk dağılır

  • Çalışma belleği zayıflar

Yani yüksek kaygı dikkati bozar.



Peki Dikkat Sorunları Kaygıyı Artırır mı?

Evet, bu da çok yaygındır.

Özellikle:

  • DEHB olan bireylerde

  • Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarda

  • Yoğun akademik beklenti altında olan öğrencilerde

dikkat sorunları zamanla ikincil kaygı yaratabilir.

Çünkü kişi:

  • Yetişemediğini hisseder

  • Hata yapmaktan korkar

  • Sürekli başarısız olacağını düşünür

Bu da şu inancı doğurur:


“Kontrol bende değil.”


Ve kaygı artar.

dikkat ve kaygı ilişkisi


Bilim Ne Diyor? Tavuk mu Yumurta mı? dikkat ve kaygı ilişkisi

Araştırmalar şunu gösteriyor:

  • Bazı bireylerde kaygı birincildir, dikkat sorunlarını tetikler

  • Bazılarında ise dikkat zorlukları önce gelir, kaygı sonradan gelişir

Yani evrensel bir “önce şu olur” kuralı yoktur.

Ancak ortak nokta şudur:


Dikkat ve kaygı birbirini besleyen bir döngüye girebilir.



Bu Döngü Nasıl Çalışır?

  1. Dikkat dağılır

  2. Performans düşer

  3. Kişi kendini yetersiz hisseder

  4. Kaygı artar

  5. Kaygı dikkati daha da bozar

Ve döngü devam eder.

Bu nedenle yalnızca:

  • “Daha çok odaklan” demek

  • “Kaygılanma” telkini vermek

çoğu zaman işe yaramaz.



Beyin Açısından Çözüm Nerede?

Çözüm, “hangisi önce?” sorusundan çok:


“Bu döngüyü nereden kırabiliriz?”sorusundadır.


Beyin için güven duygusu sağlandığında:

  • Amigdala sakinleşir

  • Prefrontal korteks yeniden devreye girer

  • Dikkat toparlanır

Bu yüzden:

  • Kaygıyı regüle etmek dikkati güçlendirebilir

  • Dikkati yapılandırmak kaygıyı azaltabilir

İki yönlü çalışmak en etkili yaklaşımdır.


dikkat ve kaygı ilişkisi

Çocuklar ve Ergenlerde Bu İlişki Daha mı Güçlü?

Evet.

Çünkü:

  • Ön beyin henüz tam olgunlaşmamıştır

  • Duygusal regülasyon yetişkinlere göre daha zordur

  • Akademik ve sosyal baskı daha yoğundur

Bu nedenle çocuklarda:

  • Dikkat sorunu hafife alınmamalı

  • Kaygı “geçecek” diye beklenmemelidir

Erken destek, döngünün yerleşmesini önler.



Ebeveyn ve Eğitimcilere Küçük Bir Hatırlatma

Bir çocuğa sürekli şunu söylemek:


“Biraz dikkat et”


çoğu zaman şunu hissettirir:


“Ben zaten elimden geleni yapıyorum ama yetmiyor.”


Bu his kaygıyı artırır, dikkat daha da dağılır.

Bunun yerine:

  • Süreci yapılandırmak

  • Küçük başarıları görünür kılmak

  • Güvenli bir öğrenme ortamı oluşturmak

beyin için çok daha destekleyicidir.


Ayrı Değil, Birlikte Ele Alınmalı

Dikkat ve kaygı birbirinden bağımsız değildir. Biri bozulduğunda diğeri de etkilenir.

Bu yüzden:

  • Sadece dikkat üzerine

  • Ya da sadece kaygı üzerine

odaklanan yaklaşımlar eksik kalır.

Dopaminhane Akademi olarak bakışımız net: Beyni bütün halinde ele almak.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page